Son yıllarda en sık kullanılan ilaçlardan olan antidepresanların, cinsel işlev bozukluğuna neden olduğu bildirildi. Bu yan etkinin ortadan kaldırılması için tıp dünyasında çalışmalar sürüyor.

Tüm dünyada ve Türkiye’de son yıllarda en sık kullanılan ilaçların antidepresanlar olduğunu belirten uzmanlar, “İlaç sektörünün en hızlı büyüyen alanı da bu. Ancak yapılan klinik araştırmalara göre depresyon ve anksiyete bozukluğu olup hiçbir cinsel sorunu bulunmayan hastalar bile, antidepresan kullanmaya başladıktan sonra yüzde 50-70 oranında cinsel işlev bozukluğu yaşıyor. Depresyondaki kadın ve erkeklerin yüzde 50-90 arasındaki bölümü cinsel isteksizlik ve cinsel işlev bozukluğu yaşıyor. Depresyonu ve anksiyete bozukluklarını tedavi edelim derken kullandığımız ilaçlar cinsel yaşamı daha da kötüleştiriyor” diyor.

Böyle bir kısır döngüyle karşı karşıya bulunulduğunu ve bunun aşılması için tıp dünyasının çalıştığını kaydeden uzmanlar, depresyon ve anksiyete bozukluklarını hızla tedavi ederken kişiyi kendi hayatına, sosyal yaşamına, evlilik hayatına, cinsel yaşamına kısaca tüm fonksiyonlarına döndürmenin temel hedef olduğunu dile getiriyor. Ancak, tedavide kullanılan ilaçların cinsel yaşamı daha da kötü hale getirdiğine dikkat çeken psikiyatristler, hedeflenenin aksine kişinin birçok açıdan hayatının olumsuz yönde etkilendiğine dikkat çekiyor.

Erkeklerin antidepresanların yan etkilerine karşı kadınlardan daha duyarlı olduğu ifade edilirken, sorun çözülmediğinde kadınların problemlerinin çok daha ciddi boyutlara ulaşabildiği belirtiliyor. Kadınlarda cinsel isteksizlik ve orgazm olamama, erkeklerde ereksiyon güçlüğü meydana geliyor.

Cinsel yan etkiler uzun süre gizli kaldığında ve tedavi edilmediğinde, sonradan depresyon ve antidepresan kullanımı ortadan kalksa ve hastalar iyileşse de, bir bölümünde ortaya çıkmış olan cinsel alanda güvensizlik, isteksizlik, motivasyon kaybı, performans ve partnerle olan ilişkilerdeki sorunlar nedeniyle cinsel işlev bozukluğunun psikolojik olarak sürekli hale geldiği görülüyor.